Hapishaneleri karşılıksız çekler doldurdu



Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın soru önergesine verdiği yanıt, karşılıksız çek nedeniyle açılan davaların 2008 ve 2009 yılında arttığını ortaya koydu.



Rakamlara göre, 2008 yılında karşılıksız çek nedeniyle 211 bin 363 dava açılırken, yargılanan kişi sayısı 312 bin 516 oldu. 2009’un ilk altı ayında ise 159 bin 774 dava açıldı ve 221 bin 755 kişi yargılandı. 2009 yılında karşılıksız çek nedeniyle cezaevlerine giren kişi sayısı ise bin 461 oldu.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın çek davaları ve TBMM’de bekleyen Çek Kanunu tasarısına ilişkin soru önergesini yanıtladı. Tasarının 8 Mayıs 2009 tarihinde TBMM’ye sunulduğunu ve Adalet Komisyonu’nda oluşturulan alt komisyona havale edildiğini hatırlatan Bakan Ergin, ceza mahkemelerinde karşılıksız çekle ilgili açılan ve yargılanan kişi sayıları hakkında da bilgi verdi.

6 AYDA 221 BİN 755 KİŞİ MAHKEMELİK OLDU

Bakan Ergin’in Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’na ait istatistiklere dayanarak verdiği bilgilere göre, 2009’un ilk altı ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı.

2009’un altı ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5’ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67’sini Çekle ödemelerin düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanuna muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

EKONOMİK KRİZ DÖNEMLERİNDE KARŞILIKSIZ ÇEKLER ARTTI



Bakan Ergin’in verdiği bilgiler ekonomik krizin yaşandığı yıllarda karşılıksız çek suçlarında artış yaşandığını ortaya koydu. Buna göre 1994 yılında 180 bin 656 dava açılırken 196 bin 494 kişi yargılandı. 1995 yılında 138 bin 165 dava açılırken yargılanan kişi sayısı 150 bin 123 oldu. 1996 yılında 152 bin 29 dava açılırken bu davalarda 162 bin 867 kişi hakim karşısına çıktı.

1998 yılında 262 bin dava açıldı ve 199 bin 810 kişi yargılandı. 199 yılında açılan 320 bin 320 davada 337 bin 69 kişi yargılanırken 2000 yılında 262 bin 611 dava açıldı ve yargılanan kişi sayısı 281 bin 881 oldu. Ekonomik krizin yaşandığı 2001 yılında ise açılan dava sayısı yeniden artarak 307 bin 381’e ulaştı ve bu davalarda 327 bin 306 kişi yargılandı.

2002 yılında 177 bin 910 dava açıldı, 191 bin 40 kişi yargılandı. 2003 yılında açılan dava sayısı 131 bin 790’a düşerken yargılanan kişi sayısı da 142 bin 543 oldu. Karşılıksız çek davalarındaki düşüş 2004 yılında da sürdü. 2004 yılında açılan 123 bin 587 davada 136 bin 502 kişi hakim karşısına çıktı.

2005 yılında 97 bin 275’e gerileyen çek davalarında 112 bin 116 kişi yargılandı.

2006 yılında yeniden artış eğilimi gösteren davalarda 128 bin 653 kişi yargılandı ve 115 bin 76 dava açıldı. 2007 yılında ise 142 bin 174 davada 158 bin 632 kişi yargılandı. 2008 yılında da ceza mahkemelerinde açılan dava sayısı 211bin 363 olurken bu davalarda 312 bin 516 kişi yargılandı.

Kaynak : Anka

2 yorum:

  1. Adsız dedi ki...:

    esnaflar devlete vergi veren kurumlardır.biz devletten bir şey beklemiyoruz.devlat sadece bizim özgürlügümüzü kısıtlamasın.eger bizleredn oy bekliyorsanız bu yasayı gerçekleştirin bizimde oyumuz sizehelalı hoş olsun devlet bize şevkatlıolsun bizde onlara saygıda kusur etmeyelim

  1. Adsız dedi ki...:

    Karşılıksız çek de cezaî yaptırımı kaldırdığımız zaman ticarî hayatın sekteye uğrayacağı, çek kullanımının azalacağı dolayısıyla dolaşıma çek yoluyla çıkarılan parasal kıymetin azalmasıyla çek yoluyla yaratılan ticarî gelişmenin gerileyeceği şeklindeki eleştiri gerçeği yansıtmamaktadır. Çeke cezaî yaptırımla sağlanan güvence sanal ve aldatıcıdır. Dürüst insanlar zarar görmektedir. Çekte cezaî yaptırımla Devletin gücünün sağladığı güvence ile rahatlayan insanlar, ticari hayatın temel kurallarından olan, iş yaptığı kişiyi araştırma soruşturma, güven duymada itidallik kısacası basiretli davranmayı terk etmektedir. Bunun sonucunda ticari hayattaki bu boşluk sahtekâr kişilerce rahatça doldurulmaktadır. Dürüst insanlara hizmet etmesi gereken bir kurum sahtekârlara hizmet etmektedir. Çekte cezaî yaptırımın kaldırılmasıyla çekin diğer kıymetli evraklardan önemli bir farkının ortadan kalkacağı bir gerçektir. Bu gerçeğin yanında şunu da söyleyebiliriz. Çek asli fonksiyonu olan nakit para karşılığı ve görüldüğünde ödenecek olması pozisyonuna, daha da yaklaşacaktır. Çek karşılıksız kaldığında cezaî yaptırım olmayacağını bilen insanlar, çok güvendikleri dürüst insanlardan çek kabul edeceklerdir. Bu durumda sözüne ve davranışına güvenilir insanlar ticari hayatta söz sahibi olacaklar, sahtekârlara bu anlamda tanınan kredi de tükenmiş olacaktır. Ayrıca taraflar arasındaki özel alacak borç ilişkisinden doğan karşılıksız çek keşide etme fiiline hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi, devletin alacaklının yanında taraf olduğu anlamına gelir ki, devlet yargılama faaliyeti sırasında hiçbir şekilde taraf olmamalıdır.
    Hürriyeti bağlayıcı ceza ancak, çok ağır ve kamu düzenini ciddi şekilde bozucu fiillerde uygulanmalıdır. Öte yandan Türkiye’nin de taraf olduğu, “İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşme” (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmeleri) çerçevesinde imzalanan ancak ülkemizin katılmadığı 4 sayılı protokolün birinci maddesi, özel hukuk alanında “borç için hapsedilmeme” kuralını öngörmüştür. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu ve onayladığı uluslararası nitelikteki sözleşmelerde de açık olmasa da kişinin borç nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamayacağını öngören hükümler bulunmaktadır. Uluslararası hukukta yer alan tüm bu belgeler birlikte değerlendirildiğinde genel eğilimin, borç için kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılması veya insan haysiyeti ile bağdaşmayan diğer ceza ve uygulamalara maruz kalmaması yolunda olduğu görülür. Bu itibarla karşılıksız çek keşide etmek eylemi nedeniyle borçluyu, “cezaevine girmek veya cezaî yaptırımla karşılaşmak” gibi ikilemle karşı karşıya bırakarak mahkemeler ve savcılıkları borç tahsili için aracı kurum olarak kullanmanın terk edilmiş bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.
    ALINTIDIR YAZANIN ELİNE SAĞLIK

Yorum Gönder

“Hiç kimse yalnızca borcundan dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz’’

 
Karşılıksız çek mağdurları © 2010 | ByNcdt